Yilmaz's profileadanali kemalPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    1/29/2009

    anket büyük baskan icin

     
     Başbakan Erdoğan'ın Şimon Peres'e tepki verip Davos'u terketmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
    • - Destekliyorum. Doğru olanı yaptı
    • - Tepkisi haksızdı. Yanlış yaptı
    • - Kararsızım

    Diğer Anketler:

     

     

     

     

          filistinli ferhan......

    davos böyle erkek görmedi

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Davos Dünya Ekonomik Formu Başkanı Schwab basın toplantısı düzenledi.

    İlk olarak 'Derin endişe ve üzüntü içindeyim' diyerek başlayan Forum Başkanı Schwab , ‘Sayın basın mensupları, üzüntüm derin ve endişeliyim. Çünkü, Sayın Erdoğan’a büyük saygı duyuyorum. Kendisi ile uzun bir dostluğumuz var. Kendisi ve hükümeti ile çok etkinliğimiz var. Erdoğan’ın, Ortadoğu probleminde oynadığı büyük rol bize büyük umut aşılıyor. Bugün olanlara rağmen onun kararlı tutumu bundan sonra da devam edeceiğini umuyorum. Bu oturumda herkese 5 dakiak süre verip ikinci turda biraz daha uzun süre verip konuyu tartışmak istedik. Ne yazık ki tartışmayı yöneten kişi süre aşılınca moderatör süreyi bitirmek istedi. Aynı zamanda şunu da söylemek istiyorum. Biz kendimizle pek çok farklı oturumda barış için çok uğraşıyoruz. Her zaman Davos ruhunu korumaya çalışıyorz. Davoso ruhu yapıcı bir ruhtur. Bu oturumda böyle bir olay da olabilir. Umut ediyorum ki toplantıda olanlara rağmen, sadece karşıt değil ortak noktalar da vardı.' dedi.

    ERDOĞAN: TEPKİM DAVOS'A DEĞİL, MODERATÖRE

    Erdoğan, ‘Davos’a her zaman olduğu gibi yapıcı ve uluslarası ilişkilere katkıda bulunancağı umuduyla geldim. Nitekim Davos çerçevesinde yürütülen uluslarası ilişkilerde arabulucu ve barışçı kimliğimizi vurguladık. Bu kapsamda Ortadoğu barış sürecinde yürüttüğümüz temaslar hakkında bilgilendirmelerde bulunduk. Son bir ayda Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve ekonomik kriz hakkındaki fikircilerimizi açık yüreklilikle açıkladık. Konuşmamda özellikle barış mesejlarını ön plana çıkardık. Ne İsrail’İ, ne Peres’i ne de Musevi halkını hedef aldım. Aksine öğle ve akşam yapılan panelde antisemizme karşı bir başbakan olduğumu dile getirdim.

    Tabi usül açısından burada bir şeyi hatırlatmalıyım. Saat 14,30’da başlaması gereken panele Sayın Aliyev ve benim dışında kimse gelmedi ve sadece ikimiz panele başladık.

    Akşamki panele gelince Sayın Banki  Mun 8 dakika, ben 12 dakika Amr Bin Musa 12 dakikayı geçince sözlerini bitirdi. Peres ise süreyi 25 dakika tutarak zaman zaman yüksek ses tonuyla Davos’a yakışmayan üslupla beni suçladı. Toplantı yöneticisi de toplantı kriterleri dışına çıkarak bize söz hakkı vermeden paneli bitirmek istedi.

    Müdahale ederek söz hakkı aldığımda da görüşlerimi ifade hakkı bulamadım. Ve modaretöre  tepki olarak bitmek üzere olan toplantıyı terk ettim.

    Burada hedef saptırabilir. Yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim. Teşekkür ediyorum.’ dedi.

         adam kimi konusdu<<<ne dedi  siz adam öldürmesini iyi bilirsiniz
       ben böyle daha basbakan görmedim türkiyede

    1/19/2009

    sikayet etiyorum

     
    ...ALLAHım ümmetinin suskunluğunu sana şikayet ediyorum...
    __________________
    Kalbimin bir yanı Filistin
       
    bazi kullarin
    susmayi terci etiyor
    ne lüzum var yürüyüs
    boykot diyorlar....
    cok diyeceklerim var
    ama kendimi zor tutuyorum
    onlari sana sikayet etiyorum....
            
    1/14/2009

    suclu biziz israel degil....

       dikat edelim
       gün gelecek
       allah bunlarin
       hesapini bizden soracak....
     
     
     suclu    israele degil,,,
     biz müslumanlar...
    kendimizi müslüman sanan....
    daha cok vurur gaza´ya
    daha cok vurur cocuklari
    onlara yani israele yardim eden biz müslümanlar
    nasil´mi  BIZ McDONALDS´da yersek
    coca cola icersek
    haci sakir sabunu kulanirsak
    nescafe icersek.....
    o parayla yani bizim paramizla bizi vuruyor
    katliam yapiyor....
    bu MARKA´lar hepsi yahudi mali....
    daha neler neler
    gerisini kendin arastir.....
     adanaliyik  allahin adamiyik
     adanali nurettin kur....

    yeter artik zamani boykot

    Resim


    Bütün Müslüman alemini derinden etkiliyen İsrailin Filistindeki müslüman kardeşlerimizi şehit etmesini bu haftaki konumuz olarak belirledik.

    Peki şimdi ne yapmamız gerekir, olanları izleyecek miyiz?
    Yoksa İsrail mallarına boykot edip elimizden gelebilecek en iyi şeyimi yapmalıyız?
    (Bu konuyla ilgili bir site açılmış buradan İsrail'e ait şirketleri görebilirsiniz
    http://www.israilboykot.com)

    Evet arkadaşlar, düzgün bir şekilde tartışalım bu haftaki konumuzu,
    saygı ve sevgi sınırlarını aşmadan düşüncelerimizi ifade edelim!
    adanali nur...kur...
    almanya münchen....
    1/8/2009

    helal sana Frederic Kanoute

    Kanoute Filistin için attı / GALERİ-VİDEO
    Kanoute Filistin için attı / GALERİ-VİDEO

    İspanya'nın Sevilla takımında top koşturan Frederic Kanoute, İsrail'i ilginç bir şekilde protesto etti.

    08 / 01 / 2009 11:55


    İsrail'in saldırıları karşısında Filistin'e destek tüm dünyada sürüyor.

    İspanya'nın Sevilla takımında forma giyen Mali asıllı futbolcu Frederic Kanoute da Filistin'i desteğini, attığı gol sonrası formasının altındaki ''Filistin'' yazılı siyah tişörtü ile gösterdi.

    İspanya Kral Kupası'nda dün akşam oynanan Sevilla-Deportivo maçında gol atan Sevillalı Kanoute, formasının içinde bulunan ''Filistin'' yazılı siyah bir tişörtü göstererek, Filistin halkına destek verdi.




    Sevilla'nın 2-1 kazandığı maçta takımının 2. golünü atan Kanoute, gol sevincini farklı dillerde ''Filistin'' yazılı tişörtü göstererek yaşadı. Kanoute'nin ''Filistin''e desteği, formasını kaldırmasından dolayı hakem tarafından sarı kartla cezalandırıldı.

     

    GEÇEN YIL DA AFRİKA KUPASI'NDA MOHAMMED ABOUTRİKA MAÇINDA ATTIĞI GOLDEN SONRA FORMASI'NIN ALTINDAKİ 'GAZZE'YE SEVGİLERLE' TYAZILI TİŞÖRTÜNÜ GÖSTERMİŞTİ

    İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ     böyle olaylar bizde olmaz<<<< laiklik var yaaaa bizde

         adanali nur...... kur.........
    1/6/2009

    filistinli ferhan

     
     
         
    Yahudilerin 1948 den bugüne filistinlilere kendi topraklarında gerçekleştirdikleri zulmü başlangıç hikâyesi...Yıl 1948.Yer,Filistin in önemli sahil kenti Hayfa.Kendini halkına adamış bir doktor,eşi ve küçük çocukları Ferhan. Dr. Said ve eşi, bir gün tren istasyonunda bir bombalama eylemine şahit olurlar. ****************************** **********Oyuncular : Selma El-Mısri,Ciyana İyd,Cemal Süleyman,Bessam Kuse Yönetmen:Seyfullah Had Yahudilerin 1948 den bugüne filistinlere kendi topraklarında gerçekleştirdikleri zulmü başlangıç hikâyesi... Yıl 1948. Yer, Filistin in önemli sahil kenti Hayfa.Kendini halkına adamış bir doktor, eşi ve küçük çocukları Ferhan. Dr. Said ve eşi, bir gün tren istasyonunda bir bombalama eylemine şahit olurlar. Eylemi gerçekleştiren, Said in çocukluk arkadaşı ve İsrail devletinin kuruluşunda etkin rol oynayacak olan Şimon dur. Artık Filistinlilerin, öz vatanlarında parya muammelesine uğrayacakları dönem başlamıştır. ------------------------------ -----------israillilerin filistin halkina yapmis oldugu zulum ve vahsetin karsisinde gelisen direnis ve filistinli bir kadininin torununu kurtarmak pahasina olumu goze alisi...zulum eden ulus olmamak icin dogru politikalar tayin edilmelidir!!kurtulus saglansa bile sovenizm kaynaklı unsurlar barındıran rejimler ilerde hitler zulmunden kurtulan yahudilerin filistililere yaptiginin aynisini baska uluslarada yaptirir nitekim filistin halklarinin iç catismasi gibi================================***BU FİLM TANITIM AMAÇLIDIR********TAMAMINI SATIN ALINIZ***********LÜTFEN! EMEĞE SAYGI******=================== ====================*****LÜTFEN Rating İÇİN BU VİDEOYA PUAN VERİNİZ!*****=============== ======================== adanali nur.....
     
     

    adanali<nurettin<filistin icin dua destek

    Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum!”
    Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!
    Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!
    Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!
    Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!
    Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!
    Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?
    Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
    Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!
    Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?
    Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!
    Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!
    Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
    “Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı!?
    Buna da mı gücünüz yetmiyor!?
    Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
    “Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”
    Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!
    Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!
    Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!
    Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
    Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!
    Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!
    Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!
    Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!
    Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!
    “Allah’ım! Sana şikayette bulunuyorum… Sana şikayette bulunuyorum…
    Sana şikayette bulunuyorum…
    Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum…
    Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun?…
    Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?
    Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum.
    Sana şikayette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı… Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz…”